| 35. MADDE | | Yazdır | |
| Pazartesi, 26 Temmuz 2010 | ||||||||||||||||||
|
35. MADDE Önemli günlerden geçiyoruz. 1960’lı yıllardan beri ilk defa darbe planlamaları deşifre oldu ve darbe planlayan yüksek rütbeli subaylar yargılanmaya başlandı. Aslında bu bir milattır diyebiliriz. Gelişmiş demokrasilerin uygulandığı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de halkın tercihlerinin yönetime yansıyabilmesi ve hukukun üstünlüğünün yerleştirilebilmesi yolunda çaba harcayan savcı ve yargıçlarımız azim ve kararlılıkla cuntacıların üzerine gitmekte ve tek tek darbecileri yargılamaktadırlar. Ancak bu takdire şayan çabalar bana sivrisineklerle uğraşmak gibi geliyor. Aslında bir taraftan bu işi yapmakla beraber diğer taraftan daha önemli olan husus sivrisinekleri üreten bataklığı kurutmaktır. Siz istediğiniz kadar sivrisineklerle mücadele edin arkadan sürekli yenileri yetişiyorsa, bu mücadelenizde tam anlamıyla başarıya erişemezsiniz. Yıllardır söylüyoruz. Darbelerin üç ayağı vardır; mevzuat, kadrolaşma ve kaos diye. Bunlardan en önemlisi kanaatimizce mevzuattır. Yani mevcut kanun tüzük ve yönetmeliklerdeki darbeye zemin hazırlayan ifadeler… Geldiğimiz noktada artık iktidarı ve muhalefetiyle TBMM’deki tüm parlamenterlerimize düşen en önemli görev bu maddelerin acilen değiştirilmesidir. Bu maddelerden en önemlisi ise; İç Hizmet Kanununun 35. maddesidir. Bu maddede ifadesini bulan “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi: Türk Yurdunu ve Anayasa ile tarif edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır” cümlesidir. Bu maddede açıkça Türk Silahlı Kuvvetlerine Türk Yurdunu ve Türkiye Cumhuriyetini kollama ve koruma vazifesi verilmiştir. Ancak; ne zaman, kimden ve ne şekilde koruyacağı belirtilmemiştir. Zamanın ve zeminin şartlarına göre ve tabii siyasi şekillenmelere bağlı olarak; bu maddedeki kapalı hususlar, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ile tamamlanmıştır. Zinde güçler gelişen şartlara göre iç tehdit belirlemeleri yaparak TSK’nin yapılanma şekillerini oluşturmuşlardır. Bu tehdit bazen komünizm, bazen, faşizm, bazen irtica ve bazen de bölücülük olmuştur. Ancak neticede ülkeyi yöneten hep Silahlı Kuvvetler olmuştur. Seçimler ve iktidarlar sadece halkı oyalamak ve hatta kandırmak için kullanılmıştır. Hükümetler biraz kontrolden çıkınca da darbeler gelmiş Silahlı Kuvvetler doğrudan masa başına geçivermiştir. İşte bu nedenle; eğer darbecilerden ve darbe zihniyetinden tamamen kurtulmak isteniyorsa, bu maddenin tekrar ve yanlış yorumlanmayacak şekilde düzenlenmesi şarttır. Ülkemizde Emniyet teşkilatı da vardır. İç tehdit tanımı daha açık yapılarak bu görev sadece Emniyet Teşkilatına verilmeli, dış tehdit de Silahlı Kuvvetlere bırakılmalıdır. Cumhuriyeti kollama ve koruma görevi ise zaten bu ülkede yaşayan her vatandaşın en tabii görevidir. Bu hususta sanal ve vehme dayalı anlamsız düşmanlar oluşturmak ise fayda değil ancak zarar getirir. Ülkeyi ve vatandaşları bölmekten ve parçalamaktan başka hiçbir işe yaramaz. Bu nedenle bir an önce Askeri memleketin sahibi benim kompleksinden kurtaracak düzenlemeler yapılmalıdır. Bunun için de en acil ve önemli çalışma 35. maddenin değiştirilmesidir. Bataklığın kurutulmasına ancak bu surette başlayabilirsiniz. Ey T.B.M.M.’de bulunan milletin vekilleri hiç savsaklamadan hep bir olup bu çalışmayı yapmak mecburiyetindesiniz. Bu sizin şu an için en önemli görevlerinizden biridir. Bu aynı zamanda sizin namusunuzdur. Yalpalayan milletten silleyi yiyecektir. Bilesiniz… 26.07.2010 Gürcan ONAT
Favori olarak ekle (0)
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


