| "Türk Ordusu Demokratikleşebilir" | | Yazdır | |
| Çarşamba, 11 Kasım 2009 | ||||||||||||||||||||||||||||||
|
ASDER Genel Başkanı E.Tuğgeneral Adnan TANRIVERDİ "Türk Ordusu Demokratikleşebilir" dedi. Genekurmaybaşkanı Sayın Başbuğ'a seslendi.
TÜRK ORDUSU DEMOKRATİKLEŞEBİLİR Evet bu mümkün dür. Belge krizinde, Genelkurmay Milleti karşısına aldı. Belki gerçekten, ortaya çıkan belge, Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün, Genelkurmay'a komplosudur. 3.Bilgi Destek Şubesi bünyesinden veya ilişkili bir birimden, Ergenekon uzantısı bir subay, Dz.P.Kur.Alb. Dursun Çiceğin imzasını taklit ederek (her halde çok deneyerek mümkün olabilir), ortada dolaşan belgeyi hazırlamış; sonra aslını muhafaza ederek, fotokopisini Haziran'da, aslını da Ekim'de servis etmiş olabilir. Bu kişi, vatanser subay olarak basına yansıyan, ıslak imzalı belgeyi ve bir kısım ortada dolaşan bilgileri de ekleyerek ihbar eden kişi de olabilir. Yani hakikaten Genelkurmay Ergenekon'un bir koplosu ile karşı karşıya kalmış olabilir. Bu belge Genelkurmay Başkanının direktifi ile hazırlanmış irtica ile mücadele planının aynı olsa idi, Birkaç subay feda edilip bu meselenin içinden sıyrılınabilirdi. Genelkurmay Başkanı Org. Sn. İlker Başbuğ, gerçekten Silahlı Kuvvetleri Hukuk çizgisine çekme gayreti içinde bulunabilir. Bu ihtimal kuvvetli bir şekilde mevcuttur. Bu bakımdan Genelkurmay Başkanımıza seslenmek istiyorum. Durum böyle ise, Silahlı Kuvvetleri Hukuk Çizgisine çekme gayretinde, uygulanan strateji çok yanlıştır. Mensubiyet duygusu ile Silahlı Kuvvetlerin darbeci geçmişine sahip çıkılarak ve meseleler örtbas edilerek sağlıklı sonuca varılamaz. Sonra sorumluluk almadığınız dönemlerin faturasını da size ödettirirler. Kimseyi de kendinize inandıramazsınız. Vicdanınızla Ergenekon zihniyeti arasında sıkışır kalırsınız. Gerçekten, darbeler döneminin geçtiğine, Silahlı Kuvvetlerin siyasete bulaşmamasına ve hukuk çizgisinde kalması gerektiğine inanıyorsanız, “Silahlı Kuvvetlerin Demokratikleşmesi” meselesini Kasım sonu veya Aralık başında yapılacak yılın ikinci Şûra toplantısına getirmelisiniz. Demokratik olması için, kararın Yüksek Askerî Şûra'da alınması da ayrı önem taşır. Şûra'da; Silahlı Kuvvetleri siyasetle ilgilenmek zorunda bırakan, darbe ve müdahalelere sevk eden, Milletin Jandarması konumuna sokan, kışlasından çıkaran, iç güvenliği dış güvenliğin önüne geçiren sebepler görüşülmeli ve sonunda, Millete aşağıdaki açıklama yapılmalıdır.
Eğer ilk Yüksek Askerî Şûra veya Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Sn. Genelkurmay Başkanının teşviki ile, asgari yukarıdaki alanlarda benzer kararlar alınarak Kamu Oyuna açıklanır ise; Silahlı Kuvvetlerimizin üst yönetimi ile Milletimiz arasında oluşan soğukluk yerini sevgi ve muhabbete bırakacaktır. Sayın Genelkurmay Başkanımızın 14 Nisan Harp Akademileri konuşmasında sivil-asker ilişkilerindeki sözlerini hatırlarsak, Genelkurmay Başkanının yetkilerini devretmeye istekli görülmemektedir. Ancak, 26 Ekim tarihli Genelkurmay Bilgilendirme Notundaki; “Türk Silahlı Kuvvetleri, her ortamda, hukuk devleti ilkelerine, hukukun üstünlüğüne, soruşturma usul ve yöntemlerine bağlı olduğunu söylem ve eylemleriyle ortaya koymuştur ve koymaya da devam edecektir.” sözüne baktığımızda, yukarıdaki düzenlemelerin asker tarafından kabul edilmesi zor olmayacaktır. Yukarıdaki düzenlemelere, bir sonraki olmazsa, ondan sonraki Genelkurmay Başkanı rıza göstermek zorunda kalacaktır. Dünyadaki değişimin farkına varılmalıdır. Darbeler ve dayatmalar dönemi geçmiştir. Genelkurmay Başkanı Sn. İlker Başbuğun değişimin tetiğini çekmek için şansı büyüktür. Yakın çalışma arkadaşları ile, emir komuta bağlantısı dışında, hoca-talebe ilişkisi; yakın çalışma arkadaşlarının da emrindeki üst düzey generaller arasında da aynı bağ bulunmaktadır. Eğer, ortada dolaşan belge gerçekten Genelkurmay Başkanlığında hazırlanmamışsa ve Silahlı Kuvvetlerin eylem ve işlemlerine hukuk hakim kılınmak isteniyorsa, köklü değişiklerin yapılma zamanı gelmiştir. Yapın bu değişiklikleri... Türk Tarihine, Devletin ayağına köstek vuran değil, Demokrasi Kahramanı olarak geçin. Meselenin esas çözümü buradadır. Yoksa, 10-15 subay darbe teşebbüsünden ceza alıp, meselenin kapatılması, çözüm değildir. Sistem böyle kaldığı sürece, Çiçekler gider, böcekler gelir. Şahıslarla uğraşmayı bırakıp, sistemi gözden geçirelim. Taşlar yerine oturtulursa, belki Ergenekon yargılamasında 28 Şubat sorumluları da yargıç önüne çıkarılır. Ama, gerilim ortadan kalkarsa, bölücülere tanınan açılım imkanı, darbe sanıklarına da tanınır. Millet de onları gönül rahatlığı ile affeder. Asker-Millet yeniden kaynaşır. Darbe ve müdahaleler tarihe karışır. Milletin ayağındaki prangalar kırılmış, Devletimiz de Dünya Milletler ailesinde layık olduğu yüksek yerini alır. Arada bir maceracı çıkarsa da, çıkarırız yargı önüne, hukuk da onun hakkından gelir. Her şey, herkes için daha iyi olur. 02 KASIM 2009 Adnan Tanrıverdi Emekli Tuğgeneral ASDER Gnl. Bşk Favori olarak ekle (0)
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


